UPDF AI

Ahmet Mithat Efendi’nin Ahmet Metin ve Şirzat Romanında Tarihsel Hafıza

Sercan Ceylan

2023 · DOI: 10.29110/soylemdergi.1229290
0 Citations

Abstract

Tarih bilimi, kaçınılmaz olarak geçmişe dayandığı için bir ‘hatırlama’, ‘hafızada arama’, ‘hatırlatma’ etkinliğidir. Dolayısıyla insanın, tarihsel bilgiye dayanan bir hafızası ve hatırlama biçiminden söz konusudur. Öte yandan edebiyat ise esasen dil, düşünce, hayal, hafıza ve çağrışıma dayanan bir sanat etkinliğidir. Özellikle konu ya da kurmaca bir araç olarak tarih bilgisinden yola çıkan eserlerde ‘tarihsel hafızaya’ bağlı bir hatırlama biçimi ortaya çıkar. Böylece yazı, dil, yaşantı, zaman, söylem gibi anlatısal araçları bakımından tarih bilimi ve edebiyat arasında kurgusal ve tahkiyevi bir ortaklığın varlığından söz edilebilir. Bu bağlamda okunduğunda, Türk edebiyatında ilk Türk romancılarından biri olan Ahmet Mithat Efendi’nin Ahmet Metin ve Şirzat romanında tarihe dayalı bir hatırlama biçimi söz konusudur. Bu romanda Ahmet Mithat Efendi, tarih algısı bakımından 19. yüzyılın romantik tarih anlayışının etkisindedir. Romantik tarih algısına bağlı olarak geçmişe ideolojik ve idealist bir perspektifte bakan yazar, iki örnek kahraman yaratmıştır. Bu çerçevede romanın merkezi kahramanları Ahmet Metin ile Şirzat, Osmanlı-Müslüman-Türk kimliğini temsil eden birer prototiptirler. Roman, Ahmet Metin’in Selçuklu asilzadesi Şirzat’ın maceralarını anlatan bir tarih kitabının peşine düşerek Sicilya’ya yaptığı deniz yolculuğundan oluşmaktadır. Yazar-anlatıcı bu yolculukta tarih kitapları, seyahatname, sözlük, ansiklopedi gibi çeşitli kaynaklara başvurur. Bu makalede, Ahmet Metin ve Şirzat romanında merkezi bir konumda yer alan tarihsel hafızanın görünme biçimleri incelenmektedir. Çünkü romanda anlatıcı veya kahramanların neleri hatırladığı, hatırlamanın amacı, hafızanın anlam ve nitelikleri, anlatının özünü ve odak noktasını temsil eder.